Nunu hafıza: O Tezgahların Güveniyle / Bölüm 1: Manav İki Kardeş

Kendimi bildim bileli Antakya’da o iki kardeşin manav tezgahı hep aynı yerindeydi. Anneanneyle ne zaman evden çıksak, yolumuz mutlaka onların önünden geçerdi. Oraya sadece taze meyve sebze almaya gidilmezdi; ayaküstü sohbet edilir, hal hatır sorulur, mahallenin o tanıdık neşesi paylaşılırdı.
O tezgahın sarsılmaz bir kuralı vardı: Taze olmayan, içine sinmeyen hiçbir şey satılmazdı. Hangisi iyiyse, hangisi o gün topraktan en dürüst haliyle çıktıysa o söylenirdi. "Bugün bunu alma, yarın daha güzeli gelecek" diyebilen, temiz ve güvenilir gıda sunmayı ilke edinmiş bir esnaf ahlakıydı o. Bir de çocukluk rutini vardı tabii; yolda yiyelim diye avucumuza sıkıştırılan o mevsim meyvesi... Mevsimine göre bir erik, bir mandalina mutlaka o çocuk eline bırakılırdı. Karşılıksız, teklifsiz bir sevgiyle.
İşte nunu bakkal’ın dijital raflarını açarken, internetten güvenilir ve doğal yerel gıda ulaştırma fikrini temellendirirken arkasına saklandığımız, bize rehber olan hafıza tam olarak o iki kardeşin dürüstlüğü, o tezgahın sarsılmaz güvenidir. Biz geleneksel Antakya lezzetlerini ve bu coğrafyanın değerlerini uzak, hüzünlü bir anı olarak değil; temiz gıdaya, esnafın sözüne ve o avuçta taşınan karşılıksız neşeye olan vefamızla bugün de yaşatıyoruz.
Biz de o manav tezgahı gibi sadece en temizini, %100 vegan baharatlar, katkısız zeytinyağları ve adil olan ne varsa onu raflarımıza koyuyoruz. Üstelik o tezgahtan taşan dayanışma hissini, bugün dijital bakkalımızdan çıkan her pakette %3 Umut Fonu ile sürdürüyoruz. Nunu mutfak ve bakım raflarındaki her üründe, o dürüst esnafın ve çocukluğumuzun Antakya’sının kokusu var.
Sökülen bir hikayeyi ilmek ilmek işlerken, o tezgahların güvenini ve yerel üretimin gücünü hep birlikte büyüteceğiz.



Yorumlar